|
Artık psikologlar internet başında
|
|
23-08-2011, 12:12
Yorum: #1
|
|||
|
|||
|
Artık psikologlar internet başında
Second Life’a hoş geldiniz. Burası, tüm dünyada yaklaşık 20 milyon oyuncusu bulunan, gezegenin en büyük sanal dünyası. Yarattığınız avatar ile gerçek hayatta ne yapabiliyorsanız burada da onu simüle edebiliyorsunuz. Hatta yapamadıklarınızı da… Yeni avatarlarla tanışıp partilere gidebilir, evlenebilir, gerçek iş toplantılarınızı bu dünyada düzenleyebilir, sergiler açabilir, konserler verebilirsiniz. Para bile kazanabilirsiniz. Burada Linden doları geçiyor. 1 dolar, 300 Linden dolarına denk geliyor. PayPal aracılığıyla burada kazanılan paralar kendi gerçek banka hesabınıza da aktarılabiliyor. Sanal ev, ofis, arazi satışından Linden milyoneri olan emlakçılar bile var bu âlemde. Hatta siyasi sokak çatışmaları da… Ama bu kadarla sınırlı değil! Artık burası siber-tedavi için de kullanılıyor. Second Life’taki son trend, psikolojik-psikiyatrik terapi merkezleri. Son bir-iki yıldır psikiyatr ve psikologlar burada muayenehane, üniversite hastaneleri de siber-hastane açıyorlar. Psikiyatrlar Elf oluyor Siber-terapi ya da daha havalı adıyla avatar-terapi, yükseklik, kapalı alan korkusu gibi her türlü fobi, sosyal anksiyete bozukluğu, depresyon, şizofreni, Asperger sendromu, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı, özellikle Irak ve Afganistan’dan dönen askerlerin yaşadığı Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), beyin travmaları ve hatta otizm tedavisinde bile kullanılıyor. Avatar-terapi, Second Life ile sınırlı da değil. Terapistler, World of Warcraft oyununa da cüce, Elf ya da büyücü avatarıyla girerek günde 16 saate kadar oyun oynayan bağımlıları burada tedavi etmeye çalışıyor, danışmanlık yapıyor. Üstelik oyunun yaratıcısı Blizzard Entertainment, terapistler için kolaylıklar da sağlıyor, ücretsiz ya da indirimli katılım imkânları sunuyor. EŞCİNSELLERE BEDEN TRANSFERİ Barcelona Üniversitesi’nden bilgisayar uzmanı Mel Slater, “beden transfer illüzyonu” dediği bir yöntem üzerinde araştırmalar yapıyor. Bu araştırmalarda kişiler kadınsa erkek, erkekse kadın, yaşlıyla genç, gençse yaşlı avatarına giriyor. Empati geliştirmek için kullanılan bu araştırmalar eşcinsellerin terapilerinde de kullanılıyor. Travmatik olay Second Life’da yeniden yaratılıyor Avatar-terapinin en büyük avantajı travma yaratan ve söz konusu psikolojik-psikiyatrik rahatsızlığa sebep olan tetikleyici durum veya anın simüle edilebiliyor olması. Yani hasta ve doktor, muayenehane odasına bağımlı değil. Role-play sahnelerin içine girilebiliyor. Bir otomobil kazası, ölen biriyle yaşanmış diyaloglar, yüksekten düşme, yılanla karşılaşma ya da bir savaş sahnesi tekrar tekrar hastaya yaşatılabiliyor. Terapist de bu sayede gerçek-zamanlı geri dönüşler yapabiliyor hastaya. Diğer avatarlar ile gerçek bir toplum yaratılıp olaylar karşısında gerçek hayattakiyle aynı tansiyonu yaratan durumlara sokulabiliyor hasta. Örneğin sosyal anksiyete bozukluğu olan bir insan, avatarıyla toplum içindekonuşurken, kendisine bir soru sorulduğu zaman gerçekte olduğu gibi donup kalabiliyor veya kasıtlı olarak diğer avatarlar konuşmasını böldüğü zaman utanıp kaçabiliyor. Alkol bağımlısı biri burada sanal barmene sipariş verirken gerçek hayattakiyle aynı dürtüleri yaşıyor, kumarbazlar sanal slot makinelerinin başına otururken aynı heyecanı yaşıyorlar. Terapistin gerçek hayatta böyle birebir olaylar yaratarak müdahale etmesi pek mümkün değilken Second Life’da bu çok mümkün. O nedenle avatar-terapi psikoloji ve psikiyatrinin geleceği olarak görülüyor. Yıllık tıp kongrelerine bile girmiş durumda bu yeni tedavi yöntemi. Gerçek hayatı ve duyguları milyonlarca insanın avatarlarıyla yaşadığı bir ortamda simüle etme imkânı veren bu alan, davranış bilimcilere kompleks sosyal hareketleri, insanların birbirlerinden ve kendi avatarlarından nasıl etkilendiklerini inceleme, analiz etme imkânı da veriyor. Travma yaşayan ABD’li askerlere avatar-terapi Avatar-terapi deneylerine ABD ordusu milyon dolarlarla ifade edilecek ciddi fonlar ayırıyor. Özellikle TSSB tedavisi için elbette. Örneğin ordu için geliştirilen SimCoach adlı bir sanal psikolog, mümkün olabilecek ruhsal sorunları tanımlayabilecek bir yapay zekaya sahip. SimCoach’un çeşitli versiyonları da var, kadın-erkek, genç-yaşlı, siyah-beyaz gibi… Örneğin Afganistan’dan dönen bir asker veya onun yaşadığı sorunlara ortak olan aile yakını SimCoach’u kimliğini belirtmeden ev bilgisayarından kullanabiliyor. Southern California Üniversitesi’nden psikolog Albert Rizzo da Irak’a giden askerler için özel bir sanal ortam geliştirmiş. Ortamda TSSB hastası, bir Humvee’nin içinde küçük bir Irak kasabasına doğru gidiyor. Kasabaya yaklaşırken ezan sesleri arasında birden ateş açılıyor, her tarafı toz toprak ve gürültü kaplıyor, mermiler evlerin camlarından içeri giriÜç yor, bombalar patlıyor ve araçt yanında oturan asker arkadaşı vurulup ölüyor. Hasta bu sahnelere verdiği tepkilere göre doktoru tarafından izlenerek, travma sonrası yaşadığı stres bozukluğuna terapi ile anında müdahale edilebiliyor. Avatar-terapinin en büyük avantajlarından biri de hastaların ya da danışanların, yüz yüze iletişimde ortaya dökmekten çekinebilecekleri zaaf, anılar, fanteziler ve korkularını, avatarı üzerinden rahatlıkla ifade edebiliyor olması. Hatta bir araştırmaya göre sanal terapilere olan katılımlarda danışanlar gerçek hayattakinden dört kat fazla seans talep ediyor… Örneğin, Southern California Üniversitesi Yaratıcı Teknolojiler Enstitüsü’nde üretilen Angelina adlı sanal psikolog, öğrencilere danışmanlık yapıyor. Yapılan araştırma sonuçlarına göre yapay zekâ sahibi Angelina, bir psikolojik tahlilde ilk ortaya çıkarılması gereken temel bilgileri yaptığı bir mülakat ile kısa süre içerisinde edinebiliyor. Hastanelerin tıpatıp aynı Second Life versiyonları da var Second Life’tan vereceğimiz örnekler ise saymakla bitmez. Örneğin İngiltere, Brighton’daki Royal Sussex Şehir Hastanesi’nin birebir aynısı Second Life’da da hizmet veriyor. Hastanenin pencerelerinden görünen şehir manzarası bile gerçeğiyle tıpatıp örtüşüyor. Örneğin şehrin simgelerinden biri olan sahildeki iskele dahi eklenmiş… Psikolog Suzanne Conboy-Hill önderliğinde gerçekleştirilen bu sanal hastanede danışmanlar avatar hastalarıyla konuşurken polisin kullandığı mülakat tekniklerini uyguluyor. Hasta ne konuşmak istiyorsa onu anlatsın diye direkt olmayan cümleler kuruyorlar. Atlanta Hızlandırılmış İyileşme Merkezi de Second Life’a taşınan hastanelerden. Alkol, uyuşturucu ve oyun bağımlıları buraya gelip üç hafta boyunca yoğun bir tedavi görüyorlar. Ancak taburcu edildikten sonraki 12 ay boyunca da Second Life üzerinden grup terapilerine katılmak zorundalar. Hastanenin Identity Island’da kurulan sanal versiyonunda, mobilyalarından duvarlarına, hatta terapistlerin tiplerine kadar her şey gerçeğe birebir uygun olarak tasarlanmış. Hastane bir yıldır Second Life opsiyonuna sahip. Cafe Ruj |
|||
|
« Eski Konular | Yeni Konular »
|
|
'Artık psikologlar internet başında' Konusunu
Paylaş
|










